Makaleler » Berk Çağlayan Danışmanlık » Biraz Mola

Biraz Mola

Zaman, aslında herkes tarafından bilinen bir sonsuzluğun, sonlandırılabilir hale gelmesidir.

Öğrenilenler sonucu yaşanılanlar, zamanın sonsuzluğunu değil, zaman adı verilen kavramın sınırlarla örülü bir son oluşunu bizlere kabul ettirdi. Çünkü olmayan bir düzende yaşamak, bir belirsizliktir.

Düzenin var oluşu, herkes için kabul edilebilir olandır. Bu yüzden sınırlarla önü kapatılan zamanın sonlandırılabilir olması, insan için bir aktiflik ve bilinçsizce yapılan benliksel atılımın göstergesidir.

Zaman yolculuğunun temelini oluşturan aslında zamansızlığın varlığıdır. Zamansızlıkta var oluş, her an bizlere gerçek yaşam deneyimini sunmaktadır.

Bizler insanoğlu olarak her zaman sınırlarla örgülü bir sürenin son bulması için elimizden geleni kendi var oluş maceramızı keşfedemeden yaparız.

Dünya adı verilen sonsuzluktaki, sonlu zaman, bizlere gerçeği unutturacak kadar realiteye yakın gelir, var oluş serüvenine çıkış noktasında zamanın aslına ve yok oluş noktasına tanık olsaydık, aslımızda var olan gücün keşfinin anda olduğunu bilip, bu bilinçle yaşamayı tercih etmeyi başarabilirdik.

Düzen bizlere her zaman aslın yansımasını realiteden uzak, illüzyon oyunlarının ise gerçek oluşunu gösterdi, bu nedenle ilizyonun varlığını gerçek sandığımız bu dünyada, zaman geçirirken ben demeyi öğrendik.

Farkında mısınız?

Süre o kadar hızlı ilerliyor ki, aslında hayallerinize yakınlaşmanız için verilen sonsuzluğun süre hızından farkına bile varmakta güçlük çekiyoruz.

Neden sürekli bir zamansızlıktan bahsediyorum? Çünkü zaman, madde boyutunda geçirildiği zaman tamamiyle yetersiz, maddenin ötesinde ise keyifli ve sonsuz, şimdide ise kendini sunar.

Yorumlar

Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.

Alışveriş Sepetim